Bu kitap herkese seslenmiyor.
Bunu baştan söylemeliyim.
Bu kitap, “iyiyim” demeyi beceremeyenlere sesleniyor. İçinde bir şeyleri sürekli yarım kalanlara, kelimeleri boğazında düğümlenenlere, ölmek isteyip de ölemeyen zamanlardan geçmiş olanlara…
Ben şiiri bir vitrin olarak görmedim. Geleneksel Türk şiirinin ölçüsünden, uyumundan, güvenli alanlarından bilerek uzak durdum. Çünkü benim anlatmak istediklerim düzgün durmuyordu. Eğriydi, kırıktı, bazen öfkeliydi, bazen fazlasıyla suskundu. Bu yüzden aykırı oldu; çünkü başka türlü dürüst olamazdı.
Bu şiirler bir insan vücudu gibi:
Bazen yaralı, bazen hastalıklı, bazen manik, bazen çökmüş. Ama yaşayan. Kanayan yerleri saklamayan, acısını bastırmayan bir beden gibi.
Eğer bu satırlarda kendine ait bir sızı bulursan, bil ki yalnız değilsin.
Bu kitap, tam olarak bunun için var.